MEVLANADA SEVGİ VE HOŞGÖRÜ ÖĞÜTLERİ

2015-05-26 15:56:00

       Mevlana Celalettin Rumi(1207-1273) büyük bir Türk ve İslam mutasavvufu ve şairidir. Memleketimizde her yıl 11-17 Aralık günleri Mevlana Haftası olarak idrak edilir. Dünyanın her yerinden insanlar Mevlana’nın “Gel... gel… Ne olursan ol yine gel…” davetine uyarak Konya’mıza akın akın gelirler. Dünyanın her tarafından insanlar Mevlana’nın bu davetini kabul eder ve Müslüman olurlar. Mevlana keramet ehli büyük bir velidir. Mevlana’yı keramet ehli bir veli eyleyen de Allah Peygamber İslam ve Kuran sevgisidir. Bu durumu, bütün Mevlana sevenlerin devamlı göz önünde bulundurmaları gerekir. Böylece de onu sevenlerin, onu sevdiklerini severek iki cihan saadetine ermelerini bütün kalbimizle dua ve niyaz ediyoruz.                 Bilindiği üzere Mevlana denince hemen şeb-i aruz ve sema akla gelir. Şeb-i aruz, Allah’a kavuşmayı bir düğün, bir bayram gecesi olarak kabul etmesidir. Sema’da Hakta yok oluştur ve varoluşun bir timsalidir. Haktan aldıklarını halka saçmasıdır. Şeb-i aruzu Mevlana ne güzel dile getirmiş. Şöyle ki;                 Ölüm günü tabutum mezarımı giderken,                 Zannetme ki bu dünyadan ayrıldığımdan mütesseirim.                 Cenazemi görünce ayrılık ayrılı diye ağlama,                 Benim sevgilimi kavuştuğum o andır.                 O büyük veli Allah sevgisini böyle dile getirdiği gibi, Kuran ve peygamber sevgisini de şöyle ifade eder:                 Ben sağ olduğum m&... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN ALLAH KATINDAKİ KIYMETİ SEVGİSİ

2012-05-26 14:07:35

  Allahü Teala uçurumun kenarına gelmiş olan insanlığın kurtuluşunu murad etmiş ve sevgili peygambirimizi son peygamber olarak göndermiştir.Obütün Alemlere bir Rahmet ve bir Kurtarıcı olarak gönderilmiştir.Ogelmeden önce bütün dünyada büyük bir cehalet ve çok büyük bir zulüm vardı.insanlar Allaha kulluk yerine, putlara ve şeytana tapıyor,kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor,kadınlar pazarlarda bir eşya gibi satılıyordu.Adam öldürmiyen eşkıyalık yapmıyan,hırsızlık yapmıyan adam yerine konmuyordu.Onun gelişi ile İnsanlık layık olduğu izzet ve şerefi kazandı,iyi insanın meleklerden daha üstün olduğu bildirildi.Cemiyetlerde karşılıklı sevgi saygı,merhamet,Hak ve Adalet sevgisi hakim oldu.zavallı mazlumlara reva görülen kan ve göz yaşı durduruldu.Zulüm zorbalık ve şiddetin yerini merhamet şefkat ve sevgi aldı.ÜSTÜNLÜK SADECE ALLAHÜ TEALAYA İÇTEN DERİN SAYGI VE BAĞLILIKTA OLDUĞU ilan edildi.insanlar şeytana,putlara veinsanlara tapmaktan ,Allahın izniyle O yüce peygamber sayesinde kurtulmuş oldu.Ogelmeden önce insanlar arasında kaybolan,en büyük kıymetli değer olan Allah için sevgi ve karşılıklı güven tekrar kazanılmış oldu.Çünkü O,güzel Ahlakı tamamlamak üzere gönderilmişti... O yüce peygamberin Allah indinde çok mübarek bir yeri vardı.sevgili peygamberimiz yaratılışta ilk peygamber olarak gönderilişte son idi.önce Onun nuru yaratılmış onun nurundan kainat onsekizbin alem var edilmişti.Muallimi Allahü Teala olduğu için bütün ilimler Vahiy yoluyla kendisine verilmişti.Kedisi MUHAMMEDÜL EMİN,HER BAKIMDAN KENDİSİNE GÜVENİLEN ,ÖRNEK ALINMASI GEREKENDİ.İnsanlık ,ancak kendisini örnek aldığı Ahlakı ile Ahlaklandığı zaman kurtuluşa erecektir. Kendisinin... Devamı

HİKMETLİ SÖZLER

2012-03-19 17:32:00

         İnsan    bir  sözü       söyleyenden     daha   çok   söyleten   bakıp     oradan    bazı  dersler    çıkarmalı.ve   aynı  zamanda    o  sözleri   aklından    çıkarmamalı.Her   halükarda     Allahü   Tealanın   Takdirinin   gerçekleşeceğini   unutmamalı.Sevgili   Peygamberimiz    Alemleri    Nura    gark   ettiği    saatledeydi.Dedesi    Abdülmuttalibe,niçin   MUHAMMED  S.A.V   ismini    koydun    Torununa   dediklerinde,  yer   ve   gök  ehli  tarafından   övülsün,Takdir  edilsin   için  demişti.Ve   gerçektende  Allahü  Tealanın   ezelde    Takdir   ettiği  gibi  oldu.Yerde   insanlar    Göklerde    melekler   Ona   salavatlar    okuyarak   takdir   ve   sevgilerini,candan   bağlılık   sevgilerini    bildirdiler,bildiriyorlar,ve   kıyamete   kadarda   bildirmeye   arz  etmeye   devam  edeceklerdir,çünkü   bu   Allahü Tealanın   takdiridir,Onun  Takdiride    hep   gerçekleşir     çünkü   Kalblere &nbs... Devamı

GERÇEK PEYGAMBER SEVGİSİNE GÜZEL ÖRNEKLER

2010-12-11 17:45:00

                           Sevgili   Peygamberimiz,Yüce  Allah   tarafından,  insanlığın  kurtarıcısı,Alemlere  Rahmet,Nur  saçan  kandil ve  en  güzel   ahlak   örneği  olarak  tarif  edilip  övülmüştür.Yaratılmışların   en  faziletlisi   Rahmet   peygamberi  olduğu   için  ,gerçek  Allah   sevgisinin  ancak  peygamber  sevgisi  ile  mümkün  olabileceği  bildirilen  Yüce bir Peygamberdir. Allah   aşkı   kalblerinde  olan   bütün   insanlar  tarafından da    Sevgili   Peygamberimiz,Muhammedül   Emin,her  zaman  Doğruluk  timsali,itaat  edilmesi   farz  olan  Yüce  Allah   elçisi  olduğuna   dikkat  çekilmiştir.O  hep   yolunda   canların  feda  edilmesi  gereken,  varlığın  tek  sebebi ,  peygamberler    peygamberi  olarak   gösterilmiş  ve   tüm  inananlar  tarafından  günahların  affına  bir   şefaatçı   olduğu   bilinerek ,  kalblerin   sevinçler  ve   mutluluklarla  dolmasına   sebeb  olmuştur.   Bütün inananlar  ve Hak Aşıkları tarafındanda, Güzel  Ahlakı   tamamlamak  için ve   uçurumun  kenarına  gelen   insanlığı    o  uçurumun  kenarından  kurtarmak  üzere   gönderilen    nur  sa&... Devamı

ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR

2010-12-07 15:36:00

İnsan yaşadığı müddetçe bazı acı durumlarla karşılaşır. Telafisi mümkün olmayan acılar karşısında metanet sahibi olmalı, iradesini çok sağlam tutmalı ve sabırlı olmalıdır. Telafisi mümkün olan bir şeye sabır caiz değildir ve bu acizliktir. Acizlik de dinimizde yasaklanmıştır. Ve yine kutsal değerler olan Allah, Peygamber, din, iman, Kur'an, bayrak, namus ve vatan gibi değerlere saldırıldığı zaman sabır değil o saldırıyı defetmek için cesaretli ve mücadeleci olmak gerekir. Sabır denince sabrın bazı kısımları akla gelir, şöyle ki; Müsibetlere Karşı Sabır: İnsan hastalık, sakatlık gibi durumlarla karşılaşabilir. Bu durumlarda derdi veren Allah dermanı da verir diyerek, derdinin dermanını aramalıdır. Eğer derdine dermanını bulamıyorsa, iman zayıflığına asla düşmemelidir. Beterin de beteri var; isyan da pişmanlık ve hüsran var, sabır metanet ve itaat da ise selamet mutluluk, sevinç, huzur, saadet var diye metin olmalıdır. Kendisi veya çok sevdikleri kimseler dünyadan ahirete göçeceklerini anladıkları zaman, sabırlı olmalı, dua ve takvasını artırmalı, imanını sağlam tutmalı, ibadetlerine daha fazla dikkat etmelidir ve ''Biz Allah'tan geldik, tekrar Allah'a döneceğiz. Ölüm sevgiliye kavuşmadır, asla hiçlik, yokluk değildir. Müslüman olmakla zaten kurtuluşa ereceğim, ahiret yolculuğunda müjdeci melekler karşılayacak'' düşüncesinde olmalıdır. Sevgili Peygamberimiz konuşma, işitme, yürüme, görme engellisi olarak yaşayanları müsibet ehli olarak tarif ediyor ve bunlar gibi sıkıntılı bir şekilde imtihan olanlar, Allah'a olan imanını korudukları zaman cennetlik olacakları müjdesini veriyor. Hatta kıyamet günü amel defterlerinin hiç açılmadan cennetlik olacaklarına... Müsibet, hastalık ve belalara sabır ile ilgili şöyle g&... Devamı

İYİLİK VE HAYIR YAPARAK BİR ÖMÜR YAŞAMAK

2010-12-06 15:05:00

            İnsan iyilik ve hayır yaparak bir ömür geçirmeye çalışmalıdır. İyilik ve hayır yapan ve yemeği yenen bir insan hiç unutulmadığı gibi kıyamete kadar da amel defterine sevap yazılır. İnsan şu gökkubbe de hoş bir seda bırakmalı, kendisi ahirete göçse de bıraktığı güzel bir eseri ile devamlı anılmalıdır. Eli ve diliyle hiçkimseyi incitmemelidir. Ve bilmelidir ki Yüce Allah insanlara ve hayvanlara yardım edenleri, iki dünyada da aziz eyler. Yardımından asla mahrum etmez. Dağlar kadar olan bir kar yığınını yağmur nasıl eritip yok ediyorsa, dağlar kadar gübahını da iyilik ve hayır işlemesi neticesinde yok eder. Böyle iyilik ve hayırseven kimselerden Yüce Allah razı olur. Dünyada kazalardan belalardan, felaketlerden koruduğu gibi, ahirette de sevdiği ve razı olduğu kullarına dahil eyler. Komşusu aç iken tok olarak yatmayan komşularını, hısım ve akrabalarını ve tüm canlıları Allah için seven, koruyup, kollayan kimse örnek insandır.             Şunu da asla unutmayalım ki, şu yalancı dünyadan hiçbir kimse mal ve para ile göçemez. Örnek insan, ne verirsen elin ile, o gider senin ile atasözünü asla unutmaz. Ve yine gönüller sultanı Yunus Emre'nin ''Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi. Mal da yalan mülkte yalan, var biraz da sen oyalan'' öğüdünü asla aklından çıkarmaz. Yüce dinimiz İslam'da örnek insanı şöyle tarif ediyor. Yaratandan dolayı yaradılanı sevip, ihtiyacı olanlara yardım eden, sıkıntılarını gideren, hata yapanları Allah için affeden, hoşgörülü olan, iyilik ve hayır yapmada en önde olmaya çalışan, incinse de asla incitmeyen kimseler olarak... Bu konuda Allah... Devamı

HER ZAMAN NEFİS MUHASEBESİ YAPALIM

2010-12-06 15:00:00

            Allah-ü Teala'nın emirlerini yerine getirip getirmediği ile ilgili insanın kendisi ile hesaplaşması olan nefis muhasebesi yüce dinimize göre çok önemlidir. Haftada, ayda, yılda birkaç kere değil, hergün hatta herzaman nefis muhasebesi yapmalıdır. İnsan ''Neyim, nereden geldim, nereye gideceğim?'' sorularına, ''Yüce Allah beni dünyaya imtihan için gönderdi. O'na itaat ve ibadet üzere yaşarsam beni sevdiği ve razı olduğu kullarına dahil eyleyecek. Meleklerden de üstün eyleyip, ebedi saadet yurdu olan cennetiyle, cemaliyle mükafatlandıracak'' şeklinde imanını herzaman çok sağlam tutmalıdır.             Bunun içinde sadece kalp temizliğinin yeterli olmayacağını, Yüce Allah'ın emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınmak gerektiğini insan hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. Nefis muhasebesi iman, ibadet ve itaat konusunda Sevgili Peygamberimizi, ashabını ve evliyaları örnek almalıyız. Toplumlarda görüyor ve şahit oluyoruz ki; bazı kimseler kalbim temiz diyor, namaz, oruç, dua gibi İslam'ın emirlerini yerine getirmiyor. İçki, kumar, zina vs gibi haram fiilleri pervasızca işliyor. Sanki kendisinin yaptığı günahları Yüce Allah affetmeye mecburmuşcasına hareket ediyor. Yıllar hatta on yıllar geçtiği halde böyle kötü yaşantısına devam ediyor, asla tövbe ve pişmanlık göstermiyor. Gerçekten de böyle yaşantı çok kötü ve tehlikeli bir yaşantıdır. Allah korusun dünya ve ahiretini kaybetmesine sebep olabilir.             Sevgili Peygamberimizin ve Allah - peygamber dostlarının nefis muhasebesi ile ilgili bazı sözlerini ha... Devamı

İNSAN HERZAMAN HAKTAN YANA OLMALIDIR

2010-12-06 14:51:00

Bilindiği üzere Hak Yüce Allah'ın bir mübarek ismidir. Ayrıca her doğru olan şeye de Hak denir. Hakk'ın karşıtı batıldır, zulümdür. Yine Hak denince kıyamet günü hiçbir kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı ve her Hak sahibinin mutlaka Hakkını alacağı akla gelir. İnsan dediğin daima, Hak ve hakikatten yana olmalı, hakikatı görmelidir. Ve her zaman haklıdan yana olmalı, onu savunmalıdır. İslam şairi M. Akif bu durumu ne güzel dile getirmiş; Allah'ın namütenahi adı var, en başı Hak Ne büyük kul için Hakk'ı tutup kaldırmak ... Hakkı tahrip eyleyipte kendini abad eyleme, Bu cihanı ev yapıp ukbayı berbad eyleme. Bu telkinler ne büyük mana ifade ediyor. Haktan yana olmalı gerçeğini kavramak büyük bir kurtuluş, kavrayamamakta büyük bir gaflet ve felakettir. Ateist görüşe sahip olanlar, aklın emrettiği gerçeklere muhalefet ederler. Hesap gününü, cenneti, cehennemi, sıratı, mizanı, öldükten sonra dirilmeyi inkar ederler. Bunları yok sayarlar. Sanki yok saymaları ile onların yok olmayacağını bilmezler. Durumlarının çok perişan, sonlarının da çok kötü olacağını düşünmezler. Bu konuda çok misaller var. Fakat Mevlana'nın verdiği misal ile deve kuşu misalini vermek çok faydalı olur düşüncesindeyim. Mevlana hakıkatleri inkar edenlere, iki parmağınız ile gözlerinizi kapatınız, sonra da hiç birşeyi göremiyorsanız bu parmaklarınızın gözlerinizi kapattığındandır. Yoksa kainatta hakıkatlere götüren varlıkların olmadığından değildir. Kainattaki bütün varlıklar insanı Allah-ü Teala'nın varlığına, birliğine onun güç ve kuvvetini tastik etmeye götürmektedir. Hesap günü ve ahirette karşılaşılacak durumları gözardı edenlerin bu durumunu d... Devamı

SAHABE'NİN PEYGAMBER SEVGİSİNDEN BİRKAÇ ÖRNEK...

2010-12-06 14:50:00

İnsanlık Allah'ı Rab, Peygamberi önder, Kuran'ı rehber ve islam'ı tek hak din olarak kabul ettiği taktirde iki cihan kurtuluşuna erecektir. Yüce Allah, sevgili Peygamberimizi ve Kur'an-i Kerim'i insanlar arasında Hak, Adalet sevgisi, doğruluk dürüstlük, karşılıklı sevgi saygı ve karşılıklı güveni tesis etmek üzere göndermiştir. Bu uğurda sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ömrü boyunca çalışmış ve insanlığa en güzel örnek olmuştur. O'nu görüp, O'ndan ilim, irfan ve feyz alan sahabe-i kiram da ömürlerini bu yola vakfetmişlerdi, keza tabiin ve tebeutabiin de... O mübarek insanlar; ''Habibim deki, Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah'ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın'' (Ali İmran 31) ayetini ve bu ayetin açıklaması olan ''Cennete, ondan sakınanlar giremeyeceklerdir. Beni seven cennete girmeyi istiyor, beni ve sünnetimi sevmeyen de cennetten sakınıyor demektir'' hadis-i şerifin manasını çok iyi anlamış, muhterem, mübarek, çok saygıya ve hürmete layık kimselerdi. Kuran'ı Kerim'i ezberleyerek ve hadis-i şeriflerin titizlikle korunmasını sağlayarak sapasağlam zamanımıza kadar gelmesine sebep olmuşlar, Allah'ın izniyle dünyaya İslamın yayılmasına, insanlar arasında sevgi ve güvenin tesisine de sebep olmuşlardır. Allah onların içinden vahiy katipleri çıkarmış ve sevgili Peygamberimize gelen ayet, hangi ayetten sonra yazılmasını istemişse oraya öylece yazmışlardır. Burada çok dikkat çekici bir durum meydana gelmiştir. Gökten gelen vahiy devam ederken ashap; ''Ey Allah'ın elçisi, gökten gelen ayetleri yazıyoruz. Günlük hayattaki sözlerinizi de yazalım mı?'' deyince sevgili Peygamberimiz; ''Yazınız. Allah'a yemin ederim ki bu iki dudaktan ... Devamı

GÖREV BİLİNCİ VE SEVGİSİ

2010-12-06 14:42:00

  İnsan hangi işi yaparsa yapsın, işine çok önem vermeli ve en güzel şekilde yapmaya çalışmalıdır. Amir, memur, esnaf, çiftçi, sanatçı hangi iş ve meslek sahibi olursa olsun, yaptığını işini bir ibadet aşkı üzere yapmalıdır. Hemde o işi ve sağlığı veren Yüce Allah'a daima şükrederek.Asla ve evresine ve arkadaşlarına karşı kıskançlık yapmamalı, kötü zan beslememeli, kul haklarını asla üzerine çeçirmemelidir. Kendisine dokunan iyiliklerin ve mutlulukların daha iyisini ve daha güzelini çevresindeki arkadaşlarına dokunsun istemelidir. Gayet iyi niyetli, güleryüzlü, tatlı dilli,çevresindeki insanlara güven vermelidir. Kanaatkar olmalı, kanaat sahibi olmanın en büyük zenginlik olduğunu unutmamalıdır. Herzaman sevgi ve saygı dolu olmalıdır. Eğer başarılı çalışmaları olursa amirleri tarafından mutlaka takdir edilip, ödüllendirileceğine inanmalıdır. Tabi amir ve işveren de memur ve işçilerine, kendisine dokunan tüm iyilik ve güzellikleri dokunmasını istemelidir. Herzaman onları korumalı, haklarını gözetmeli, işçilerin alın teri kurumadan, alın terini veriniz hadis'ini unutmamalıdır. İşte buna Peygamber ahlakı denir ve böyle hareket eden ameli az dahi olsa cennetlik olacağı Peygamber müjdesini unutmamalıdır.Amir, işçi, memur, esnaf, çiftçi, sanatkar vs herkes asla doğruluktan ayrılmamalı, devletin malını kendi malından daha fazla korumalıdır. Hz Ömer'in sohbet etmek için kendisine gelen arkadaşına; ''Dur şu devletin mumunu karartıp, kendi mumumu yakayım. Zira bunda tüğ bitmemiş yetim ve öksüzün hakkı var'' şeklindeki sözünü unutmamalıdır.İnsan daima tok gözlü, kanaatkar ve teşekkür etme hasletlerini de taşımaya çalışmalıdır. Anlatıldığına g&... Devamı

TOPLUMDA İBRET GÖZÜYLE GÖRDÜKLERİM…

2010-12-06 13:48:00

Allah ü Tealaya Milyarlarca Şükürler olsun. 2009 yılı Haziranında Kafile Başkanı olarak Umre Haccını nasip eyledi. Allah herkesede nasip eylesin. Yeryüzünün en kutsal mekanları olan Beytullahı,Ravzayı Mutahharayı, arafatı ve diğer kutsal yerleri ziyaret edip oralarda göz yaşı dökmeyi Rabbim bir daha nasip etti.O mübarek yerlerde şahit olduğum ömrümcede unutamayacağım bazı durumları gördüm ve şahit oldum.Herşeylere kaadir olan, kalplere tesir eden ve o kalpler vasıtasıyla insanlara mesajlar veren Yüce Allah ( c.c )’dır. Bu mesajlarıda iman,ibadet,ilim,irfan,ihlas ve Takva doğruluk dürüstlük üzere yaşayanlar vasıtasıyla verilmektedir. Bizler İslam’ın bayraktarlığını yapmış, Allah ve Resulü tarafından övülmüş bir mübarek milletin evlatlarıyız. Allah aşkına, her zaman doğruluk dürüstlük, hak adalet, merhamet, hoşgörü, insan sevgisi, Allah ve Resulüne itaat üzere olalım. Bunlar bizim asla vazgeçemeyeceğimiz şeyler olsun, şiarımız olsun. İşte o zaman o mübarek yerlerde olsun, başka yerlerde olsun Yüce Allah’ın, insanların kurtuluşu için kalplere verdiği mesajlar bizim insanlarımıza nasip olacaktır. Ve Velilik yani evliyalık mertebesine yükseleceklerdir. Bu son Umre Haccı ziyaretimde Yüce Allah’ın oradaki Alimler ve Veli kulları vasıtasıyla imanın, ibadetin önemi ile ilgili mesajlarını insanlara bildirdiğine şahit oldum. Âcizane bence Alimlerin, Allah korkusu ile yüz binlerce insanın önünde içten, kalpten gelerek ağlamaları bir keramettir. Ve kendileri de bir veli ve bir ermiş kimselerdir. Kâbe-i Muazzama’da, bir sabah namazında hoca efendi Âli İmran (191-194) Duâ Ayetlerini okuyordu. Okurkende kalbi Allah sevgisi ve Allah korkusu ile tir tir titriyordu. Ayet i kerimelerde ( Rabbimiz bizi cehennem ateş... Devamı

BİR GÜNDEN BAZI İBRET TABLOLAR

2010-12-06 13:46:00

İslam’ın bütün emirleri biz Müslümanlar için bir yaşam şeklidir. Ayrıca ezan, cami, namaz bütün Müslümanlara büyük huzur ve mutluluk verir. Bu sabahta ezanla birlikte abdestimi aldım, camiye gidiyorum. Seksen beşlik Hacı Salih Amca da bastonu ve torunun yardımıyla o da camii yolundaydı. Salih Amca gençliğinde iki tane elli kiloluk şeker çuvalını iki koltuğuna alır yürüyüp gidermiş. Çok yavaş yürümeleri, bana(her kemalin bir zevali vardır) atasözünü hatırlattı. Çok yavaş yürümelerini de dikkate alarak kalplerine bir sevinç vermek istedim. Bak amca Peygamberimiz(S.A.V) camiye gelmeniz neticesinde ulaşacağınız cennet nimetlerini, kurtulacağınız azap ve kötülüklerin şiddetini hakkıyla bilseydiniz söyle yapardınız. Yürüyerek namaz için camiye gelemezseniz bile sürüne sürüne gelirdiniz buyuruyor. Hacı amca, gerçekten de ezan, camii, namaz bizim için çok çok önemlidir. Ezan İslam’ının şiarıdır, temsil eder. Camii Kâbe’nin bir şubesi, namaz da dinin direği ve cennetin anahtarıdır. Ne mutlu bizlere ki ezanımız, camii ve minarelerimiz var. İnşallah minare gölgesinde bizlere de ebedi istirahatgah nasip olur. Gurbetçi kardeşlerimiz bunlardan mahrum, yıllar boyu kilise çanları dinlemek mecburiyetindeler. Çok büyük Ezan, camii, bayrak ve vatan özlemi içerisindedirler. Birçok zaman Edirne Kapkule gümrüğünde gurbetçi kardeşlerimizin,i çocuklarına ezana vatan ve camiye kavuşmuş olmalarından dolayı mutluluk gözyaşları döktüklerine şahit olmuşumdur. Amca bak Mehmet Akif ne güzel söylemiş.                 Şehamet dini, gayret dini ancak M&uum... Devamı

İRŞAD

2010-12-06 13:45:00

Sevgili peygamberimiz, Hazret-i Muhammed Mustafa(S.A.V) insanları soru cevap metodu ile irşad ve tebliğlerine bazı örnekler… Peygamberimiz(S.A.V)’in hayatına baktığımızda soru cevap yoluyla irşad metodunu çok kullandığını çok görürüz.    Mesela; Peygamberimiz, bir gün insanları safa tepesine çağırmış, Muhammedül Emin, önemli bir şeyler söyleyerek diyenler, koşup gelmişler, safa tepesinin etrafını doldurmuşlar. Sevgili Peygamberimiz kalabalığa hitaben:  Ey insanlar, size şu tepenin arkasında kılıcını kınından sıyırmış bir ordu var , bizi şimdi kılıçtan geçirecek desem buna inanır mısınız? buyurdu.  -Evet, inanırız. Sen Muhammedül Emin’sin.   Bunun üzerine sevgili peygamberimiz  -O zaman şunu asla unutmayınız ki “La ilahe illallah Muhammedür. Rasuluallah” deyip, Allah’ın emirlerini yaşamaz iseniz, dünya ve ahrette pişmanlık ve hüsran ile cehennemlik olup kendinize yazık etmiş olanlardan olacaksınız, bu kelimeyi söyleyin ve Allah’a itaat edin ki, kurtuluşa erersiniz, buyurdu.    Ve Böylece, daha peygamberliğin ilk gününden itibaren Allah’tan başka Allah yoktur, Muhammed O’nun kolu ve elçisidir, demenin önemini ortaya koydu. Bu sözü, dil ile söyleyip, kalp ile tasdik etmenin ebedi kurtuluş olduğunu, insanlığa haber verdi.Yeni bir gün sevgili Peygamberimiz(S.A.V) Ashabına:-Söylen bana sizden birinin kapısının önünde bir nehir aksa ve o kimse o nehirde günde beş kere yıkansa, onun üzerinden kirden, pastan bir şey kalır mı? Diye buyurdu.  -Ashab: Kalmaz Ya RasulullahRasuluallah buyurdular:   Peygamberimiz(S.A.V) işte bunun gibi, günde beş vakit namaz kılan kimsenin üzerinde, günah ve kir pasından hiçbir şey kalmaz, buyurmuşlardır.Yine bir gü... Devamı

ADALET VE YOLCULUK ÜZERİNE HATIRLATMALAR

2010-12-05 14:19:00

İnsan, hiçbir zaman adalet ve merhameti elden bırakmamalıdır. Ayrıca bir gün ahiret yolcuğuna çıkacağını da unutmamalıdır. Bunlar unutmaz, dünya ve ahret kurtuluşuna nail olur. Allah onu razı olduğu kullarına dâhil eder.                 Allahu Teala, insanlığa hem de sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed(s.a.v) vasıtasıyla; ahret yolculuğunun önemini anlatan şöyle bir ders vermiştir. Peygamberimiz, hastalığının ikinci günü Hz. Ali ve Hz.Fadl’ın yardımıyla Mescidi Nebevi’ye gelmiş, mihraba geçerek insanlara şyöle seslenmiştir.                 Sizlerden haksız yere kimin malını almışsam, işte malım gelsin alsın. Kimi, kötü sözl ile kırmışsam, bana aynısı ile kötü söz söyleyebilir. Kimin sırtına bir kamçı vurmuşsam, işte sırtım gelsin vursun. Bu arada Ukkaşe adlı bir sahabe: Sen benim sırtıma bir kamçı vurmuştun, ben şimdi sizin sırtınıza vuracağım demesi üzerine; diğer sahabeler vazgeçirmek için yalvarmışlar.  Ukkaşe ısrar edince, Peygamberimizin himayesinde mihraba geçmiştir. Ukkaşe, Peygamber Efendimiz: Senin benim sırtıma vurduğunda benim sırtık çıplaktı, demiş ve Peygamber Efendimiz de mübarek hırkasını çıkarmıştır. Herkes Ukkaşe’nin Peygamberimizin sırtına vuracağını beklerken o gözyaşları içerisinde: -Ey Allah’ın elçisi senin hayatta kimsenin sırtına vurduğun, hiç kimseyi incittiğin yoktur. Ben sırtında bulunan Peygamberlik mührünü öpebilmek için böyle söyledim. Benim bağışla, af et diyerek peygamberlik mührünü gözyaşları ile ıslatmış. Peygamberimize sarılarak, gözlerinden sel gibi yaş akmıştır. Şunu da asla unutmayalım ki... Devamı

Allah kelamından hatırlatmalar.

2010-11-04 14:03:00

  Bilindiği   gibi    2010 yılı   Diyanet   işleri   başkanlığımız  tarafından  KURANI    KERİMİ    DAHA   FAZLA    OKUMA    VE  ÖĞRENME    YILI   kabul   edilmiş.Bu  konuda    camilerimizde   ve   konferans   salonlarında   bilgilendirmeler    yapılmıştır.Aynı   zamanda    Konu  ile  ilgili   bazı   Ayetlerin   manaları   levhalar    halinde    cami   giriş   kapılarına  asılmıştır.Bu   ayetlerin   manası  üzerinde    düşünmemiz   gerektiği   inancıyla   Ayeti   kerimelerin  manalarını   hatırlatmak  isterim.Bu   bizim   iman   ibadet   Aşkımızı    dahada  artıracağı  inancımdayım.veKuranın   Allahın  bir   ipi   olduğunu   ve    tüm   insanlığa   hitap  ettiğini  ,  o  Allah   ipine   sarılanların    Ebedi   kurtuluşa   ereceklerini  hep  aklımızda   tutmamız  gerekmektedir.Kuran  yılı   dolayısıyla , camilerde   asılı   Ayetlerin  manalarını,üzerinde    düşünmemiz   ve   başkalarınada   aktarmamız  için    hatırlatmak   istiyorum..Yüce  Allahımız   fussilet   suresi33.Ayetinde  şöyle  buyuruyor  (D... Devamı

Yunus Emreden Sevgi ve Hoşgürü Örnekleri

2010-10-07 17:54:00

Bilindiği  üzere yüce Allahın  veli  kulları  vardır. Yüce Allah  her  yüz yılda   müslüman  toplumlarda yol   gösterici,irşadcı ve davetci,veli  kullar  var eder.ve onlar  kuran ve sünneti  kendilerine  rehber edinerek  insanları Hakka  ve Hakikate Davet ederler.insan  topluluklarında  her asırda  bir  çok  Veli  kullar  bulunabilir.Kuran ve sünnetten  aldıkları  ilhamlarla insanlara  çok güzel örnek  olurlar.Ve çok  güzel  davranış ve sözlerle  irşad  görevini  yerine getirirler.işte  gönüller sultanı  Yunus  Emre  Evliyaların  başında  gelmektedir.Allah,Peygamber  ve insan  sevgisini  çok güzel Dile  getirmiştir.Mesela  Allah   Aşkı ile ilgili (Ne varlığa sevinirim,Ne  yokluğa  yerinirim,Aşkın ile  avunurum,Bana  seni gerek seni.(Eğer  beni öldüreler,külüm  göğe savuralar,Seni andaçağırır,BANA SENİGEREKSENİ.)(Canlar canını  buldum,bu canım  yağma  olsun.Ballar  balını  buldum  kovanım yağma olsun.)derken,ve(Dertli  olan  Eyyüb  ile  gözü  yaşlı  yakub  ile  OL  MUHAMMED   MAHBUB  İLE çağırayım mevlam seni ) sözleri ile ne güzel ifade etmiş Yüce  Allah  Aşkını..... Gönüller sultanı  yunus emremizin  insan sevgisi ve hoşgörülü  olmakla ilgili bir çok vasiyyetleri vardır.Gönül  yıkmayı en büyük günah olarak  tarif ederken  gönü  yapmayıda  en büyük fazilet  olarak kabul eder.ona  gö... Devamı

Sevgi ve Hoşgörünün Getirdiği İyilik Güzellik ve Başarılar-2

2010-09-11 11:43:00

Yavru vatan Kıbrıs’ta hizmet yaptığım yıllarda da, Sevgili Peygamberimizin: ‘’Din öğütle ayakta durur’’, yani din anlatıla anlatıla, Allah, Peygamber, din, iman, Kur’an, ibadet, namaz, dua sevgisi kuvvetlenir. Anlatılmaya anlatılmaya insan bu kutsal değerlerden soğur gider manasındaki uyarısının büyük bir hakikat olduğuna bizzat şahit olmuştum. şöyle ki; Kıbrıs’ta kaldığım yıllar boyunca eğitim ve öğretim seferberliği ilan etmiş durumdaydım. Gazi Magosa Merkez Lala Paşa Camiinde vaazlar veriyor, liselerde din derslerini okutuyor, camilerde ve Kur’an Kurslarında yüce dinimizi canla başla anlatmaya çalışıyordum. Hiçbir zaman unutamadığım 1986 yılının Ramazan ayında Lala Paşa Camii’nde vaazlarıma devam ediyordum. Camiinin, namazın, Allah’a kul, Peygambere ümmet olmanın öneminden bahsediyor. Dinsiz hiçbir milletin varlığını devam ettiremeyeceğinden ve dinsiz hiçbir kimsenin mutlu olamayacağını anlatıyordum. Camide yapılan dua ve ibadetlerin Allah’ımız tarafından mutlaka kabul edilip, asla ret olunmayacağından ısrarla üzerinde duruyor, Cuma, teravih, kandil ve bayram namazlarının manevi yaşantımız ve birlik ve beraberliğimiz için çok önemli olduğunu vurguluyordum. Hiç unutamam, teravihten önceki her vaazımda: ‘’Müslüman olan kardeşlerimize söyleyin, Allah’ın affı ve rahmeti Kadir gecesinde, cuma namazında ve bayram namazlarında camideki Müslümanların üzerinedir. Bunlar çok önemli zaman dilimleridir. Artık Bende Müslüman’ım diyen bu namazları camide kılmalıdır. Onun Müslümanlığıma diğer kardeşleri de şahit olmalıdır’’ diye ısrarla hatırlatmış durmuştum. Bir de baktık ki Cuma ve teravih namazlarında camii cemaatimizin hayli artmış. Hatta bayram ... Devamı

Sevgi ve Hoşgörünün Getirdiği İyilik Güzellik ve Başarılar-1

2010-09-11 09:22:00

Allah’a şükürler olsun 38 yıllık görev hayatımın 9 yılı yavru vatan Kıbrıs, Almanya ve Fransa’da insanlarımıza hizmet etmekle geçti. Yüce Allah’ımızın izni ve yardımıyla beni oralarda da hizmette başarılı kıldı. Binlerce öğrenciye yurt içinde ve yurt dışında Allah, Peygamber, İslam ve Kur’an sevgisini öğretmeyi nasip etti. Kur’an Kurslarında, liselerde ve camilerdeki yaz Kur’an Kursları’nda gençlerimize İslam’ı öğretmeyi Rabbim bana lütfetti… Mesela Konya’da bir camiye yani atanmıştım. Camii çıkışı adamın birisi, kalabalıktan birini göstererek: ‘’Hocam, bu hep namazı aklı başka yerde olarak kılıyormuş, hep işini gücünü düşünüyormuş. Namazda çok dikkatli değilmiş. Çok çabuk kılıyormuş. Ne dersiniz, namazı kabul olmaz değil mi?’’ deyince ‘’Arkadaşlar, namazımızı Yüce Allah’ı görür gibi kılmak gerekir. Unutmayalım ki, kulun ‘Ya Rabbi, Ya Rabbi’ diye yalvarması Yüce Allah’ın ‘Buyur kulum buyur, seni sevdiğim ve razı olduğum kullarıma dahil ettim’ demesi gibidir. Allah’ımız bizi en çok sevendir. İbadetlerimizi noksanlarıyla kabul buyuracaktır. Birde namazda elimizde olmadan aklımızdan geçen şeylerden Rabbimiz bizi sorumlu tutmuyor’’ demiştim. Şöyle bir cemaate baktım, cemaatin gözlerini sevinç  kaplamıştı. Ve o günden sonra camii cemaatinin hayli artmış olduğuna bizzat şahit olmuştum. Yine Samsun’da vaizlik yaparken, camii cemaatinin çok artmasına sebep olan şu hatıramı da hiçbir zaman unutamam. şöyle ki, Kürsüde ‘’Allah’a kullukta dikkatli olalım’’ konusunu anlatmıştım. İbadet ve itaat üzere olanların ebedi kurtuluşa erec... Devamı